Travmanın dili nedir?
What is the language of trauma?
Klasik travmatik anılar ile söze dökülemeyen gelişimsel travma arasındaki fark.The difference between classic traumatic memories and developmental trauma that cannot be put into words.
Bu yazı Türkçe yayımlanmıştır.
Türk Psikiyatri Derneği ruhsal travmayı şöyle tanımlar: kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkiler.
Peki bu etkiler nelerdir? Travma sonrası stres bozukluğunda uykusuzluk, kâbuslar, olayla ilgili anıların rahatsız edici biçimde sık sık hatırlanması, olayın tekrarlanacağı korkusuyla diken üstünde hissetme, kolay irkilme, çabuk sinirlenme, gelecekle ilgili plan yapamama, yabancılaşma ("başkaları beni ve yaşadıklarımı anlamıyor" hissi), olayı hatırlatan durumlarda huzursuzluk ve bu durumlardan kaçınma görülür.
Benim eklemek istediğim kavram "gelişimsel travma". Kanaatimce gelişimsel travma, travma sonrası stres bozukluğu olan kişilerde sanıldığından çok daha sık görülür ve kişiyi derinden etkiler. Daha da önemlisi, gelişimsel travma çoğunlukla sözlerle ifade edilemeyen bir durumdur.
Klasik travmatik anılar bilişten kopuk bir yerde depolanır ve zaman zaman "geçmişin bugüne gelmesi" biçiminde kendini gösterir. Gelişimsel travmada ise bütün sistemlerin etkilendiği bir tablodan söz edebiliriz: kişinin öncelikleri değişir, "hayatta kalma becerileri" daha fazla yer kaplar ve kişi erişkin hayatında da bu becerilerle hareket eder. Söze dönüşemeyen travma, bu modele uygun davranışlara (öfke, zarar görme beklentisi vb.) yol açar.