Miraç Barış Usta Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi

← Tüm yazılar

Yayın tarihi: Ekim 2026 · 2 dk okuma

Yemek yemeyen bebek: sorun sofrada mı, ilişkide mi?

The toddler who won't eat: is the problem at the table or in the relationship?

12–36 aylık çocuklarla yaptığımız gözlem çalışmasında beslenme sorunu olan bebeklerde anne-çocuk etkileşiminin kalitesi daha düşüktü; bu fark anne ya da çocukta ruhsal belirti olmasından bağımsızdı.In our observational study of 12–36-month-olds, mother–child interaction quality was lower in toddlers with feeding problems, independent of maternal or child psychopathology.

Bu yazı Türkçe yayımlanmıştır.

ailelerbebek ruh sağlığıyayınlarımızdan

"Hiçbir şey yemiyor." Bebek ve küçük çocuk polikliniğinde en sık duyduğumuz cümlelerden biri. Aileler haklı olarak önce kilo, boy ve tahlillere bakar. Ama yemek, bir bebek için yalnızca besin almak değildir; günde birkaç kez tekrarlanan, karşılıklı bir ilişki anıdır. Biz bu ilişkiye baktık.

Ne yaptık?

Çocuk hastalıkları ve çocuk psikiyatrisi polikliniklerinden 12–36 aylık 58 anne-çocuk çifti çalışmaya katıldı; 33 çocukta beslenme sorunu vardı, 25'inde yoktu. Anneler, çocuğun yeme davranışı, sosyal-duygusal gelişimi ve kendi ruhsal belirtileri hakkında standart ölçekler doldurdu.

Asıl veri ise videodan geldi. Anne ile çocuğun oyun ve yapılandırılmış görevler sırasındaki etkileşimini kaydettik ve bu kayıtları çok eksenli bir gözlem aracı olan MTI-MAXA ile puanladık. Bu araç, etkileşimi tek bir puanla değil; karşılıklılık, esneklik ve uyum, çocuğun katılımı gibi ayrı boyutlarda değerlendirir.

Ne bulduk?

Beslenme sorunu olan çocuklar beklendiği gibi daha fazla sorunlu yeme davranışı gösteriyordu. Ama fark bununla kalmıyordu: bu gruptaki anne-çocuk etkileşimi genel olarak daha düşük kalitedeydi.

Annelerde en belirgin düşüş karşılıklılık ile esneklik-uyum boyutlarındaydı; yani çocuğun sinyallerine yanıt vermek ve değişen duruma göre davranışı ayarlamak. Çocuklarda ise alt boyutların çoğunda daha düşük puanlar vardı. Çocuğun etkileşime katılımı yüksek olduğunda beslenme sorunu olasılığı azalıyor, annenin etkileşim kalitesi yüksek olduğunda sorunun şiddeti düşüyordu.

Dikkat çekici bir nokta daha var: iki grup arasında annenin ya da çocuğun ruhsal belirti riski açısından fark yoktu. Yani etkileşimdeki zorluk, bir "hastalığın" sonucu değildi; başlı başına bir etkendi.

Aileler için ne anlama geliyor?

Beslenme sorunu olan bir bebekte tıbbi değerlendirme her zaman ilk adımdır. Ama tahliller normalse sorun bitmiş sayılmaz. Sofradaki ilişkiye bakmak gerekir: bebeğin "doydum", "istemiyorum", "biraz daha" sinyallerini fark etmek, bunlara esnek yanıt vermek ve yemeği güç mücadelesine dönüştürmemek.

Bu beceriler öğrenilebilir. Çalışmamız, etkileşimi video ile gözlemleyen değerlendirme araçlarının riskli çiftleri erken saptayabildiğini ve aile odaklı, ilişkiye yönelik müdahalelerin yerini gösteriyor. Erken dönemde küçük görünen zorluklar, zamanında ele alınırsa tanı düzeyine ulaşan beslenme bozukluklarına dönüşmeden çözülebilir.

Kaynak: Gülşen H, Karabekiroğlu K, Yazgı EP, Usta MB, Dinçer TA. Multiaxial evaluation of mother-child interaction in toddlers with feeding problems. Infant Behavior and Development. 2026;83:102179. doi:10.1016/j.infbeh.2026.102179